Kalori Programı

Şeker Tüketimi ve Sporcu Sağlığı

Kısa cevap: Spor yapıyorsan şekeri tamamen hayatından çıkarmak zorunda değilsin, ama ne zaman ve hangi biçimde aldığın çok şey değiştiriyor. Ben kendi deneyimimde şunu gördüm: antrenman öncesi ve sonrası dışında alınan boş şeker, hem enerji dalgalanması yaratıyor hem de dişler için ciddi bir yük oluşturuyor. Günlük karbonhidrat ihtiyacını meyve, yulaf, baklagil ve tam tahıl gibi kaynaklardan karşılayıp, rafine şekeri arada bir tüketilen bir "ekstra" olarak konumlandırmak, benim için en sürdürülebilir yol oldu.

Şekerle İlk Kavgam

Spora başladığım ilk aylarda "nasılsa yakıyorum" mantığıyla hareket ediyordum. Antrenmandan çıkıp market rafındaki en büyük çikolatalı bara uzanıyor, üstüne de meyve suyu içiyordum. Kilo vermiyordum, üstelik öğleden sonraları başım ağrıyor, saat 16.00 civarında gözlerim kapanıyordu. Bir süre bunu uyku düzenime bağladım; uykunun sporcu performansındaki rolü gerçekten büyük, orası ayrı bir konu. Ama asıl sorunun kan şekerimdeki iniş çıkışlar olduğunu, günlük beslenme kaydı tutmaya başlayınca fark ettim.

O kayıtta gördüğüm şey şuydu: Aldığım karbonhidratın neredeyse yarısı hızlı emilen, lif içermeyen, tok tutmayan kaynaklardan geliyordu. Yani sorun "karbonhidrat yiyorum" değil, "yanlış karbonhidrat yiyorum"du.

Şeker Aslında Ne, Karbonhidrattan Farkı Var mı?

Şeker de bir karbonhidrat. Karbonhidratları kabaca ikiye ayırabiliriz:

Vücut ikisini de sonunda glikoza çevirir. Fark, bu glikozun kana ne hızla geçtiğinde. Antrenmandan hemen önce ya da uzun bir koşunun ortasında hızlı bir kaynak işine yarayabilir. Ama gün boyunca sürekli hızlı şeker almak, insülin sisteminin gereksiz yere yorulması demek.

Sporcunun Gerçekten Şekere İhtiyaç Duyduğu Anlar

Kendi programımda üç durum dışında rafine şekere gerek duymuyorum:

  1. Yoğun antrenmandan 30-60 dakika önce: Bir muz ya da birkaç hurma bana yeterli oluyor.
  2. 60-90 dakikayı aşan dayanıklılık çalışmalarında: Uzun bisiklet veya koşularda basit bir karbonhidrat kaynağı performansı gerçekten koruyor.
  3. Antrenman sonrası ilk saatte: Protein kaynağıyla birlikte alınan bir miktar karbonhidrat, toparlanmayı hızlandırıyor.

Bunların dışında, yani masa başında otururken içilen şekerli kahve ya da akşam dizisi eşliğinde biten paket kurabiye, performansa hiçbir katkı sağlamıyor.

Dişler: Kimsenin Konuşmadığı Kısım

Sporcularla ilgili beslenme yazılarında dişler nedense hep atlanıyor. Oysa şeker ve diş sağlığı doğrudan bağlantılı. Ağızdaki bakteriler şekeri asite çeviriyor, bu asit de mine tabakasını aşındırıyor. Sporcularda durum biraz daha riskli, çünkü:

Bende de olan buydu: Bir dönem uzun koşularımda sürekli şekerli içecek yudumluyordum ve diş hekimim mine aşınmasından bahsetti. O günden sonra iki basit alışkanlık edindim. İçeceği yudumlamak yerine belirli aralıklarla, daha büyük yudumlarla içiyorum ve hemen ardından ağzımı sade suyla çalkalıyorum. Ayrıca asidik bir şey içtikten hemen sonra dişlerimi fırçalamıyorum; mine o anda yumuşak olduğu için yaklaşık yarım saat bekliyorum. Su tüketimi zaten sporun ayrılmaz parçası, bunu dişler için de bir koruma aracı olarak düşünmek işe yarıyor.

Şekerin Yerine Koyduğum Besinler

VazgeçtiğimYerine koyduğumNeden
Meyve suyuBütün meyveLif korunuyor, kan şekeri daha yavaş yükseliyor
Şekerli kahvaltı gevreğiYulaf ezmesi + tarçın + muzUzun süre tokluk, sabah enerjisi dengeli
Paket kek, kurabiyeHurma + ceviz ya da yoğurtTatlı isteğini karşılıyor, protein ve yağ dengeliyor
Şekerli sporcu içeceği (kısa antrenmanlarda)Sade su1 saatin altındaki çalışmada ek şekere gerek yok
Kolalı içecekMaden suyu + limon dilimiGazlı içecek isteğini bastırıyor, şeker yok

Bir de "etiketi okuma" alışkanlığı edindim. Glikoz şurubu, fruktoz şurubu, maltodekstrin, dekstroz, invert şeker... Hepsi şeker. Ürünün ön yüzünde "sporcu", "fit", "light" yazması içinde şeker olmadığı anlamına gelmiyor.

Nereden Başlamalı?

Yeni başlıyorsan hepsini bir günde değiştirmeye çalışma. Bende işe yarayan sıralama şuydu:

  1. Önce içeceklerdeki şekeri kestim. Sadece bu adım bile büyük fark yarattı.